Sahte Fatura Davaları
1. Sahte Fatura Davaları Hakkında Genel Bilgi
Sahte fatura davaları, gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası bulunmadığı hâlde böyle bir işlem varmış gibi fatura düzenlenmesi ya da kullanılması iddiası üzerine ortaya çıkar. Bu tür uyuşmazlıklarda hem vergi hukuku hem de ceza hukuku bakımından ayrı süreçler yürütülebilir.
Vergi idaresi, sahte olduğu ileri sürülen faturaları kullanan şirketin KDV indirimlerini reddedebilir, vergi tarhiyatı yapabilir ve vergi ziyaı cezası uygulayabilir. Bunun yanında, faturayı düzenleyen veya kullanan kişiler hakkında ceza soruşturması başlatılması da mümkündür.
Sahte fatura iddiasının değerlendirilmesinde yalnızca faturanın şirket kayıtlarında bulunması yeterli değildir. Faturanın gerçek bir ticari işleme dayanıp dayanmadığı, mal veya hizmetin gerçekten teslim edilip edilmediği, ödemenin yapılıp yapılmadığı, malın stoklara girip girmediği ve ilgili kişinin işlemdeki rolü birlikte incelenmelidir.
2. Sahte Fatura ile Yanıltıcı Belge Arasındaki Fark
Sahte fatura, gerçekte herhangi bir mal teslimi veya hizmet ifası bulunmadığı hâlde işlem gerçekleşmiş gibi düzenlenen veya kullanılan faturadır. Örneğin, hiç teslim edilmeyen mallar için fatura kesilmesi ya da gerçekte verilmeyen bir hizmetin verilmiş gibi gösterilmesi sahte fatura iddiasına neden olabilir.
Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge ise gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası bulunmasına rağmen işlemin faturaya miktar, bedel veya nitelik bakımından gerçeğe aykırı şekilde yansıtılmasıdır. Gerçek işlem bulunması nedeniyle bu belge türü sahte faturadan ayrılır.
Bu ayrım, uygulanabilecek cezanın türü ve miktarı bakımından önem taşır. Bu nedenle savunma hazırlanırken öncelikle faturaların sahte belge mi yoksa yanıltıcı belge mi olduğunun belirlenmesi gerekir.
3. Naylon Fatura ile Sahte Fatura Tabirleri Arasındaki Fark
“Naylon fatura” ile “sahte fatura” uygulamada çoğu zaman aynı anlamda kullanılmaktadır. Ancak naylon fatura hukuki bir teknik terim değildir. Hukuken esas alınan kavram, gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası bulunmadığı hâlde işlem varmış gibi düzenlenen veya kullanılan sahte belgedir.
Gerçek bir ticari işlem bulunuyor, ancak fatura miktar, bedel veya nitelik bakımından gerçeğe aykırı düzenleniyorsa konu sahte faturadan farklı olarak muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kapsamında değerlendirilebilir.
Bir faturanın sahte olup olmadığı, yalnızca faturayı düzenleyen şirketin olumsuz vergi siciline bakılarak belirlenemez. Mal teslimi, ödeme, sevk, stok, banka ve ticari kayıtlar birlikte incelenmelidir.
4. Sahte Fatura İddiasında Vergi Yönünden Sonuçlar
Sahte fatura iddiası sonucunda vergi incelemesi yapılabilir. İnceleme sonucunda kullanılan faturaların gerçek bir işleme dayanmadığı değerlendirilirse, bu faturalara ilişkin KDV indirimleri reddedilebilir.
Bunun yanında şirket hakkında resen vergi tarhiyatı yapılabilir, vergi ziyaı cezası kesilebilir ve gecikme faizi hesaplanabilir. Vergi borcunun süresinde ödenmemesi hâlinde ödeme emri gönderilmesi ve cebri tahsilat işlemlerinin başlatılması da mümkündür.
Vergi idaresinin değerlendirmesinde faturayı düzenleyen şirketin faaliyet durumu, iş yeri ve depo kapasitesi, çalışan sayısı, araç ve makine varlığı, banka hesap hareketleri, alış ve satış hacmi ile vergi beyannameleri dikkate alınabilir.
Ancak faturayı düzenleyen şirket hakkında olumsuz bir vergi raporu bulunması, faturayı kullanan şirketin otomatik olarak sorumlu olduğu anlamına gelmez. Alıcı şirket yönünden de faturaların gerçek bir ticari işleme dayanıp dayanmadığı somut biçimde ortaya konulmalıdır.
5. Sahte Fatura İddiasında Ceza Sorumluluğu
Sahte belge düzenleme veya kullanma iddiası, vergi incelemesinden ayrı olarak ceza soruşturmasına da konu olabilir. Soruşturma sonucunda yeterli şüphe bulunduğu değerlendirilirse kamu davası açılabilir.
Sahte belge düzenleme veya kullanma bakımından genel olarak 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası riski bulunmaktadır. Muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya kullanma bakımından ise genel olarak 18 aydan 5 yıla kadar hapis cezası gündeme gelebilir.
Ceza miktarının belirlenmesinde faturaların sayısı, tutarı, düzenlendiği dönemler, sanığın şirket içindeki konumu, suç işleme kastı ve eylemin kapsamı dikkate alınır. Birden fazla vergilendirme dönemi veya takvim yılında gerçekleştirilen eylemler bakımından cezanın artması söz konusu olabilir.
Vergi borcunun veya vergi cezalarının ödenmesi, her durumda ceza davasını ortadan kaldırmaz. Ancak kanuni şartların oluşması hâlinde hapis cezası bakımından indirim yapılması mümkün olabilir.
6. Vergi İncelemesinde Dikkate Alınan Hususlar
Vergi incelemesinde faturayı düzenleyen ve kullanan şirketlerin ticari faaliyetleri karşılaştırmalı olarak incelenebilir. Özellikle faturayı düzenleyen şirketin, fatura konusu mal veya hizmeti gerçekten sağlayabilecek ekonomik ve ticari kapasiteye sahip olup olmadığı araştırılır.
İş yeri, depo, personel, araç ve stok kapasitesinin bulunmaması; yüksek tutarlı faturalar düzenlenmesine rağmen banka hareketlerinin, sevk belgelerinin ve mal girişlerinin bulunmaması; şirketin faaliyet alanı ile faturaların içeriğinin uyumsuz olması olumsuz değerlendirmelere neden olabilir.
Buna karşılık malın gerçekten teslim edildiğini, işletmeye girdiğini, üretimde kullanıldığını veya daha sonra satıldığını gösteren kayıtlar işlemin gerçekliğini destekleyebilir.
Her fatura bakımından fatura tarihi, mal veya hizmetin niteliği, teslim yeri, ödeme yöntemi, taşıma şekli, stok hareketleri ve sonraki satışlar ayrı ayrı değerlendirilmelidir.
7. Vergi Mahkemesinde Dava Açma Süresi
Vergi mahkemesinde dava açma süresi kural olarak 30 gündür. Bu süre, vergi ceza ihbarnamesinin veya dava konusu işlemin usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesiyle başlar.
8. Vergi Mahkemesinde Nasıl Savunma Yapılır?
Vergi mahkemesinde etkili bir savunma, yalnızca faturaların gerçek olduğunu ileri sürmekle sınırlı tutulmamalıdır. Her faturanın hangi ticari ilişkiye dayandığı ve işlemin nasıl gerçekleştiği açıklanmalıdır.
Savunmayı desteklemek amacıyla fatura ve e-fatura kayıtları, sevk irsaliyeleri, taşıma belgeleri, depo giriş ve çıkış kayıtları, stok kayıtları, banka dekontları, çek ve senetler, cari hesap ekstreleri, sipariş formları, sözleşmeler, ticari yazışmalar ve sonraki satış faturaları sunulabilir.
Malın üretimde kullanıldığını gösteren üretim kayıtları, malın depoya girdiğini gösteren stok belgeleri ve malın daha sonra satıldığını gösteren satış faturaları da önemlidir.
Vergi tekniği raporundaki tespitler de ayrıntılı şekilde incelenmelidir. Raporda faturaların düzenlendiği dönem yerine daha sonraki tarihlerde yapılan yoklamalara dayanılmışsa, bu husus raporun isabeti bakımından tartışılabilir. Ayrıca faturaların tek tek incelenmemesi, alıcı şirketin kayıtlarının değerlendirilmemesi ve banka hareketlerinin araştırılmaması da savunmada ileri sürülebilir.
9. Vergi Tekniği Raporuna İtiraz Edilmesi
Vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin somut, dönemsel ve denetlenebilir olması gerekir. Raporda yalnızca faturayı düzenleyen şirketin vergi borcu bulunduğu, adresinde bulunamadığı veya sonradan resen terk ettirildiği belirtilmişse, bu tespitlerin faturaların düzenlendiği dönem bakımından yeterli olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Raporda faturaların hangi gerekçeyle sahte kabul edildiği açıkça gösterilmelidir. Her faturanın tarihi, tutarı, konusu ve ticari işlemle bağlantısı ayrı ayrı açıklanmamışsa raporun eksik olduğu ileri sürülebilir.
Ayrıca fatura düzenleyicisinin ilgili dönemde beyanname verip vermediği, çalışan bildiriminin bulunup bulunmadığı, banka hesaplarının kullanılıp kullanılmadığı, alışlarının ve stoklarının mevcut olup olmadığı da incelenmelidir.
Alıcı şirketin ticari defter ve kayıtları, stok hareketleri, banka ödemeleri ve sonraki satışları raporda değerlendirilmemişse bu hususlar vergi mahkemesine sunulacak dilekçede ayrıntılı olarak açıklanmalıdır.
10. Ceza Mahkemesinde Savunma
Ceza mahkemesinde yalnızca faturaların şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığı incelenmez. Sanığın faturayı düzenleyip düzenlemediği, faturayı bilerek kullanıp kullanmadığı ve suç işleme kastının bulunup bulunmadığı da araştırılır.
Sanığın şirket ortağı, müdürü veya imza yetkilisi olması tek başına ceza sorumluluğu için yeterli olmayabilir. Sanığın hangi işlemleri yaptığı, e-fatura sistemine kimin eriştiği, muhasebe kayıtlarını kimin tuttuğu, ödemeleri kimin gerçekleştirdiği ve mal alım-satım sürecini kimin yönettiği somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Ceza savunmasında faturaların gerçek bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayandığı, malın stoklara girdiği, üretimde kullanıldığı, daha sonra satıldığı veya faturaların ticari yöntemlerle ödendiği açıklanabilir.
Fatura asıllarının incelenmemesi, imza veya yazı incelemesinin yapılmaması, bilirkişi raporunun yalnızca vergi raporunu tekrar etmesi ve sanık lehine delillerin toplanmaması da itiraz konusu yapılabilir.
11. Hangi Durumlarda Ceza Alınmayabilir?
Faturaların gerçek bir ticari işleme dayanması, sahte olduklarının kesin ve somut delillerle kanıtlanamaması veya sanığın faturaları düzenlemediği ve kullanmadığının anlaşılması hâlinde beraat kararı gündeme gelebilir.
Sanığın şirket işlemlerinde fiili yetkisinin bulunmaması, e-fatura sistemini başka bir kişinin kullanması, fatura üzerindeki imzanın sanığa ait olmaması veya sanığın suç işleme kastının ispatlanamaması da ceza verilmemesi yönünden önem taşıyabilir.
Bilirkişi raporunun yetersiz olması, faturaların asıllarının incelenmemesi, savunma delillerinin toplanmaması veya iddianamede hangi faturanın ne şekilde suç konusu edildiğinin açıkça gösterilmemesi de savunmada ileri sürülebilecek hususlardır.
Ceza mahkemesinde mahkûmiyet kararı verilebilmesi için sanığın suçu işlediğinin kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekir. Giderilemeyen şüpheler sanık aleyhine yorumlanamaz.
12. Hangi Durumlarda Ceza Alma Riski Artar?
Sanığın faturaları bizzat düzenlediğini veya kullandığını gösteren elektronik kayıtlar, banka hareketleri, tanık anlatımları ve ticari belgeler bulunması hâlinde ceza riski artabilir.
Gerçek bir mal veya hizmet tesliminin bulunmaması, ödeme yapılmaması, sevk ve taşıma belgelerinin olmaması, malların stoklara girmemesi ve faturaların şirketin faaliyet alanıyla ilgisiz olması da aleyhe değerlendirilebilir.
Şirketin fatura konusu mal veya hizmeti sağlayabilecek personel, depo, araç veya teknik kapasiteye sahip olmaması; sanığın fatura düzenleyicisiyle yakın ticari ilişkisinin bulunması ve çok sayıda yüksek tutarlı faturanın aynı yöntemle kullanılması da ceza riskini artırabilir.
Bununla birlikte her olumsuz tespit tek başına mahkûmiyet sonucunu doğurmaz. Mahkeme, tüm delilleri birlikte değerlendirmelidir.
13. Vergi Mahkemesi ve Ceza Mahkemesi Kararları Birbirini Bağlar mı?
Vergi mahkemesi ile ceza mahkemesi farklı hukuki konuları inceler. Vergi mahkemesi, vergi tarhiyatının ve vergi cezalarının hukuka uygun olup olmadığını değerlendirir.
Ceza mahkemesi ise sanığın kişisel eylemini, kastını ve sahte veya yanıltıcı belge düzenleyip kullanıp kullanmadığını inceler.
Bu nedenle vergi mahkemesinin tarhiyatı hukuka uygun bulması, ceza mahkemesinde otomatik olarak mahkûmiyet kararı verileceği anlamına gelmez. Aynı şekilde ceza mahkemesindeki beraat kararı da vergi tarhiyatını her durumda kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Ancak iki dosyada aynı faturalar, aynı şirketler ve aynı ticari işlemler incelenebileceğinden, vergi ve ceza dosyalarında çelişkili açıklamalar yapılmaması gerekir.
14. Vergi Mahkemesi Kararına Karşı Başvuru Yolları
Vergi mahkemesi kararına karşı, kararın niteliğine ve dava konusu tutara göre Bölge İdare Mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Kanuni şartların oluşması hâlinde Danıştaya temyiz başvurusu da gündeme gelebilir.
İstinaf veya temyiz dilekçesinde kararın neden hukuka aykırı olduğu somut olarak açıklanmalıdır. Hangi faturanın gerçek olduğu, hangi delilin değerlendirilmediği, vergi tekniği raporundaki hangi tespitin hatalı olduğu ve bilirkişi incelemesinin neden yetersiz kaldığı belirtilmelidir.
Başvuru süresi kararın tebliğinden itibaren hesaplanır. Kararın sonunda hangi kanun yolunun açık olduğu ve başvuru süresi mutlaka kontrol edilmelidir.
15. Ceza Mahkemesi Kararına Karşı Başvuru Yolları
Ceza mahkemesi kararına karşı, kararın niteliğine göre Bölge Adliye Mahkemesine istinaf başvurusu yapılabilir. Kanuni şartların oluşması hâlinde Yargıtaya temyiz başvurusu da mümkündür.
Ceza kanun yolu başvurusunda sanığın kişisel eyleminin belirlenmediği, kastın ispatlanmadığı, faturaların asıllarının incelenmediği, bilirkişi raporunun eksik olduğu veya sanık lehine delillerin toplanmadığı ileri sürülebilir.
Ayrıca her fatura ve dönem bakımından ayrı değerlendirme yapılıp yapılmadığı, zincirleme suç hükümlerinin şartlarının oluşup oluşmadığı ve lehe hükümlerin uygulanıp uygulanmadığı da incelenmelidir.
16. Sahte Fatura Davaları Ne Kadar Sürer?
Sahte fatura davalarının ne kadar süreceği dosyanın kapsamına göre değişir. Fatura sayısı, sanık sayısı, şirket sayısı, bilirkişi incelemesi, ticari defterlerin incelenmesi ve kanun yolu başvuruları yargılama süresini etkiler.
Vergi incelemesi birkaç ay ile birkaç yıl arasında sürebilir. Vergi mahkemesindeki ilk derece yargılaması yaklaşık 8 ay ile 2 yıl arasında sonuçlanabilir. Ceza soruşturması yaklaşık 6 ay ile 2 yıl, ceza mahkemesindeki yargılama ise yaklaşık 1,5 yıl ile 4 yıl arasında sürebilir.
İstinaf ve temyiz aşamaları da ayrıca zaman alabilir. Çok sayıda fatura, birden fazla sanık ve farklı vergilendirme döneminin bulunduğu dosyalarda toplam süre daha uzun olabilir.
Belirtilen süreler yaklaşık tahminlerdir. Her dosyanın süresi, mahkemenin iş yüküne ve dosyadaki delillerin kapsamına göre farklılık gösterir.
17. Avukatın Sahte Fatura Davasındaki Rolü
Sahte fatura davalarında avukat, hem vergi hem de ceza sürecini birlikte değerlendirerek savunma stratejisi oluşturur.
Avukatın görevleri arasında vergi inceleme raporunu ve vergi tekniği raporunu incelemek, dava ve savunma dilekçelerini hazırlamak, ceza soruşturmasında ifade sürecini yönetmek, delillerin toplanmasını talep etmek, bilirkişi raporlarına itiraz etmek ve kanun yolu başvurularını hazırlamak bulunur.
Ayrıca şirket müdürü, ortak, muhasebe çalışanı ve mali müşavir arasındaki görev ve sorumlulukların birbirinden ayrılması gerekir. Sanığın yalnızca şirket unvanı nedeniyle değil, somut eylemi ve kastı üzerinden değerlendirilmesi sağlanmalıdır.
18. Mali Müşavirden Destek Almak Gerekir mi?
Sahte fatura dosyalarında mali müşavir veya vergi konusunda uzman bir muhasebe meslek mensubundan destek alınması çoğu zaman yararlıdır.
Mali müşavir, faturaları muhasebe kayıtlarıyla karşılaştırabilir, KDV hesaplarını inceleyebilir, cari hesap ve stok hareketlerini analiz edebilir, banka ödemelerini kontrol edebilir ve vergi inceleme raporundaki hesaplamaları denetleyebilir.
Ayrıca faturaların sonraki satışlarla bağlantısını, malın üretimde kullanılıp kullanılmadığını ve ticari kayıtların birbirleriyle uyumlu olup olmadığını teknik açıdan ortaya koyabilir.
Mali müşavir teknik ve muhasebesel inceleme yapar. Avukat ise bu incelemeyi vergi mahkemesi ve ceza mahkemesinde kullanılabilecek hukuki savunmaya dönüştürür. Bu nedenle iki uzmanın birlikte çalışması dosyanın daha sağlıklı yürütülmesini sağlar.
19. Sahte Fatura Dosyasında Toplanması Gereken Belgeler
Sahte fatura iddiasıyla karşılaşılması hâlinde vergi inceleme raporu, vergi tekniği raporu, vergi suçu raporu, vergi ceza ihbarnamesi, ödeme emri ve varsa iddianame temin edilmelidir.
Bunun yanında fatura ve e-fatura kayıtları, sevk irsaliyeleri, taşıma belgeleri, banka hesap hareketleri, çek ve senet kayıtları, cari hesap ekstreleri, stok giriş ve çıkış kayıtları, alış ve satış faturaları, sözleşmeler, sipariş belgeleri ve ticari yazışmalar toplanmalıdır.
Sanığın şirket içindeki görevini gösteren imza yetkisi belgeleri, e-fatura sistemine erişim bilgileri, muhasebe kayıtlarını kimin tuttuğunu gösteren belgeler ve şirket çalışanlarının görev dağılımına ilişkin kayıtlar da önem taşır.
Belgelerin yalnızca toplu şekilde sunulması yerine her faturayla ilişkilendirilmesi gerekir. Örneğin bir faturaya ilişkin ödeme dekontu, sevk irsaliyesi, stok kaydı ve sonraki satış faturası birlikte açıklanabilir.
20. Sonuç
Sahte fatura davalarında değerlendirme, yalnızca faturanın şirket kayıtlarında bulunup bulunmadığına göre yapılmaz. Faturanın gerçek bir ticari işleme dayanıp dayanmadığı, mal veya hizmetin gerçekten teslim edilip edilmediği, ödemenin yapılıp yapılmadığı, malın stoklara girip girmediği, faturayı düzenleyen şirketin ticari kapasitesi ve ilgili kişinin işlemdeki kişisel rolü birlikte incelenir.
Vergi mahkemesinde dava açma süresi kural olarak 30 gündür. Bu nedenle vergi ceza ihbarnamesi, ödeme emri veya benzeri bir belge tebliğ edildiğinde gecikmeden hukuki inceleme yapılması gerekir.
Sahte fatura iddiasıyla karşılaşan kişi veya şirketlerin, hem vergi hukuku ve ceza hukuku alanında çalışan bir avukattan hem de mali müşavirden destek alması önemlidir. Etkili savunma, fatura bazında hazırlanmalı ve her iddia somut ticari belgelerle desteklenmelidir.
Online ve telekonferans görüşme ile de hizmet verdiğimiz Adana'da bulunan avukatlık ofisimizde, vergi davaları uzmanı avukat olarak hukuki ihtilaflarınız için detaylı bilgi almak isterseniz bize ulaşmanız halinde size daha somut bir şekilde yardımcı olabiliriz.
Avukat Arabulucu Bilirkişi Ebru Civelek Çetin
