Gayrimenkul Alım Satımında En Çok Sorulan Sorular
Gayrimenkul Alım Satımında Sık Sorulan 9 Soru ve Hukuki Yanıtları Adana Avukatı
Ev, arsa veya ticari taşınmaz satın almak, satış bedelinin ödenmesi ve tapunun devralınmasından ibaret değildir. Tapu üzerindeki ipotek ve hacizler, imar durumu, sözleşmenin geçerliliği, kaporanın niteliği ve taşınmazdaki ayıplar, işlemin hukuki ve ekonomik sonuçlarını doğrudan etkiler. Bu nedenle hukuki incelemenin ödeme yapılmadan ve sözleşme imzalanmadan önce gerçekleştirilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkları önlemeye yardımcı olur.
Aşağıda gayrimenkul alım satımında en sık karşılaşılan sorulara maddeler hâlinde yanıt verilmiştir.
1. Ev satın alırken avukat tutmak gerekli mi?
-
Alıcı, gerekli koşulları sağlayarak işlemleri kendisi veya yetkili temsilcisi aracılığıyla yürütebilir. Ancak avukat desteği, özellikle yüksek bedelli, ipotekli, hacizli veya henüz tamamlanmamış taşınmazlarda hukuki risklerin belirlenmesini sağlar.
-
Satış öncesinde yalnız tapu senedine bakılması yeterli değildir. Güncel tapu kaydı ve takyidatlar, satıcının tasarruf yetkisi, vekâletnamenin kapsamı, aile konutu durumu, imar ve ruhsat bilgileri ile taşınmazın fiilî kullanım biçimi birlikte incelenmelidir.
-
Arsa alımında paylı mülkiyet ve önalım hakkı; konut ve ticari taşınmazlarda ise kat mülkiyeti, yapı kullanma izin belgesi ve bağımsız bölümün kullanım amacı ayrıca önem taşır. Avukatın hukuki incelemesi, gerektiğinde mühendis veya mimarın teknik incelemesiyle tamamlanmalıdır.
2. Gayrimenkul satış sözleşmesi nasıl hazırlanır?
-
Taşınmaz satışının geçerli olması için resmî şekil gerekir. Türk Medeni Kanunu m. 706 ve Türk Borçlar Kanunu m. 237 uyarınca, tarafların kendi aralarında imzaladığı sıradan bir yazılı sözleşme taşınmaz mülkiyetini devretmez.
-
Satış işlemi tapu müdürlüğünde yapılabileceği gibi, Noterlik Kanunu m. 61/A kapsamında noter aracılığıyla da gerçekleştirilebilir. Mülkiyetin kazanılması, kural olarak tapu siciline tescille gerçekleşir. Bir sözleşmenin imzalarının noterce onaylanması ile kanunda öngörülen resmî satış işlemi aynı değildir.
-
Sözleşmede taşınmazın açık tapu bilgileri, gerçek satış bedeli, ödeme yöntemi, tapu devri ve fiilî teslim zamanı, mevcut takyidatların nasıl kaldırılacağı, taşınmazın boş veya kiracılı teslim edileceği ve masrafların paylaşımı açıkça belirlenmelidir. Ödeme planı ile tapu devri birbirine uyumlu kurulmalı; bedelin ödendiğini gösteren belgeler saklanmalıdır.
3. Kapora verdim, satıcı evi satmaktan vazgeçti. Paramı alabilir miyim?
-
Kaporanın iadesi, ödemenin hukuki niteliğine ve sözleşmenin geçerliliğine bağlıdır. Bir ödemeye yalnızca “kapora” denilmesi, onun hangi koşullarda iade edileceğini tek başına belirlemez.
-
Türk Borçlar Kanunu m. 177 uyarınca sözleşme kurulurken verilen para, kural olarak cayma parası değil, sözleşmenin yapıldığını gösteren bağlanma parasıdır ve aksine düzenleme bulunmadıkça satış bedelinden düşülür. Bu ödeme, satıcıya kendiliğinden sözleşmeden vazgeçme hakkı vermez.
-
Geçerli bir cayma parası anlaşması varsa Türk Borçlar Kanunu m. 178 uygulanır: Parayı alan taraf cayarsa aldığının iki katını geri verir. Ancak her kapora ödemesinde iki kat iade hakkı doğmaz. Taşınmaz işleminin şekil yönünden geçerliliği ve cayma kaydının hukuki durumu ayrıca değerlendirilmelidir.
-
Resmî şekle uyulmadığı için geçersiz olan bir taşınmaz satış anlaşmasına dayanılarak yapılan ödemenin iadesi, kural olarak sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde istenebilir. Banka dekontu, ödeme açıklaması, makbuz ve yazışmalar bu süreçte önemlidir.
4. Tapuda ipotek varsa ev satın alınabilir mi?
-
İpotekli bir evin satın alınması kural olarak mümkündür. Ancak satış yapılması ipoteği kendiliğinden kaldırmaz; ipotek terkin edilmedikçe taşınmaz üzerinde kalabilir.
-
Alıcı, yalnız taşınmazı satın aldığı için önceki malikin borcunun kişisel borçlusu hâline gelmez. Buna karşılık ipotekle güvence altına alınan borç ödenmezse alacaklı taşınmazın paraya çevrilmesini isteyebilir. Dolayısıyla borcu üstlenmemiş olmak, satın alınan evi cebrî satış riskinden korumaz.
-
Satış öncesinde ipoteğin kapsamı, güncel borç tutarı ve kaldırılma koşulları alacaklıdan doğrulanmalıdır. Borcun satış bedelinden kapatılacağı işlemlerde ödeme, ipoteğin kaldırılması ve tapu devri güvenli ve birbiriyle bağlantılı şekilde planlanmalıdır.
5. Satın aldığım evin üzerinde haciz varsa ne olur?
-
Önceden konulmuş haciz, tapu devriyle kendiliğinden ortadan kalkmaz. Haciz kaydıyla devralınan taşınmaz, ilgili takip kapsamında cebrî satış riski taşıyabilir. Satışa engel ayrı bir tedbir veya kısıtlama varsa devir işleminin yapılması da mümkün olmayabilir.
-
Alıcı açısından haczin tapuya işlendiği tarih, mülkiyetin kazanıldığı tarih, haczin dayandığı takip ve kaydın hukuki durumu belirleyicidir. Tapu sicilinde görünen bir haciz bakımından yalnızca “haberim yoktu” denilmesi koruma sağlamaz.
-
Haciz satıştan sonra öğrenilmişse güncel tapu kaydı ile ilgili icra dosyası incelenmelidir. Somut duruma göre hacze karşı başvuru yolları ve satıcıya yöneltilebilecek talepler değerlendirilir. Satıcının “borcu ben öderim” şeklindeki beyanı, haczin resmen kaldırılmasının yerine geçmez.
6. Müteahhit evi zamanında teslim etmedi. Ne yapabilirim?
-
Öncelikle sözleşmedeki teslim tarihi, teslimin hangi koşullarda gerçekleşmiş sayılacağı, gecikme hükümleri ve varsa cezai şart incelenmelidir. Tüketici işlemi niteliğindeki ön ödemeli konut satışlarında, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 44 gereğince sözleşmede taahhüt edilen teslim süresine uyulması zorunludur.
-
Gecikme hâlinde ifa, gecikme zararının giderilmesi veya koşullarına göre sözleşmenin sona erdirilmesi gündeme gelebilir. Kullanılabilecek hak, sözleşmenin türüne, temerrüt koşullarına ve alıcının seçimine göre belirlenir. Bazı durumlarda ihtar ve uygun ek süre verilmesi gerekirken, kanundaki istisnalarda ek süre aranmaz.
-
Kira gideri veya kira kaybı gibi zararların tazmini ile sözleşmedeki cezai şart talep edilebilir; bunların koşulları ve birlikte istenip istenemeyeceği ayrıca incelenmelidir. Teslim tutanağının çekincesiz imzalanması bazı talepleri etkileyebileceğinden, anahtar teslimi sırasında hakların korunmasına dikkat edilmelidir.
7. Gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi nedir?
-
Satış vaadi, taşınmazın ileride devredilmesini isteme hakkı doğuran bir sözleşmedir. Satış vaadinin imzalanması, alıcıyı doğrudan taşınmazın maliki yapmaz.
-
Türk Borçlar Kanunu m. 237 gereğince resmî şekle tabidir; uygulamada noterde düzenleme şeklinde yapılır. Tarafların kendi aralarında imzaladığı veya yalnız imzalarını onaylattığı bir metin bu şekil şartını karşılamaz.
-
Tapuya şerh verilmesi, satış vaadinden doğan hakkın sonradan hak kazanan kişilere karşı ileri sürülebilmesi bakımından önem taşır. Satıcı devri gerçekleştirmezse, koşulları mevcut olduğunda tapu iptali ve tescil talebi gündeme gelebilir. Bununla birlikte taşınmazın mülkiyet durumu, takyidatları ve devrin hukuken mümkün olup olmadığı önceden incelenmelidir.
8. Emlakçıya verilen kapora geri alınabilir mi?
-
Öncelikle emlakçının parayı hangi sıfatla aldığı belirlenmelidir. Satıcı adına tahsil edilen kapora, emlakçının aracılık ücreti ve ayrı bir hizmet karşılığı alınan bedel farklı hukuki değerlendirmelere tabidir.
-
Emlakçının satıcı adına para almaya yetkili olup olmadığı, ödemenin satıcıya aktarılıp aktarılmadığı ve makbuzdaki açıklamalar incelenmelidir. İade talebinin doğru kişiye yöneltilmesi bu nedenle önemlidir.
-
Türk Borçlar Kanunu m. 520 ve devamı uyarınca taşınmaz simsarlığı sözleşmesi yazılı şekilde yapılmalıdır. Aracılık ücretinin doğumu, kural olarak emlakçının faaliyeti sonucunda amaçlanan sözleşmenin kurulmasına bağlıdır; özel hükümler ve geçerli sözleşme kayıtları ayrıca değerlendirilir. Satış gerçekleşmediğinde her ödemenin otomatik olarak emlakçıda kalacağı söylenemez.
9. Satın aldığım evin ayıplı olduğunu sonradan öğrendim. Haklarım neler?
-
Su sızıntısı, yapı kusuru, vaat edilenden farklı malzeme kullanılması veya hukuki kullanım engelleri, somut koşullara göre ayıp oluşturabilir. Ayıbın niteliği, ne zaman ortaya çıktığı ve satış sırasında bilinip bilinmediği, kullanılabilecek hakları etkiler.
-
Satıcı ticari veya mesleki amaçla hareket ediyor, alıcı ise tüketici sıfatı taşıyorsa Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m. 11 uygulanır. Koşullarına göre sözleşmeden dönme, bedelden indirim, ücretsiz onarım veya imkân varsa ayıpsız misliyle değiştirme haklarından biri kullanılabilir; ayrıca tazminat istenebilir.
-
Tüketici işlemi olmayan satışlarda Türk Borçlar Kanunu’nun ayıptan sorumluluk hükümleri uygulanır. Bu satışlarda gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülükleri özellikle önemlidir; gizli ayıp öğrenildiğinde gecikmeden bildirim yapılmalıdır.
-
Ayıp, onarımdan önce fotoğraf, video, uzman incelemesi ve gerektiğinde mahkeme aracılığıyla delil tespitiyle belgelenmelidir. Hakların kullanılmasına ilişkin süreler işlem türüne göre değiştiğinden, ayıp öğrenildiğinde hukuki değerlendirme geciktirilmemelidir.
Sonuç:
Gayrimenkul alım satımında en etkili koruma, uyuşmazlık çıktıktan sonra değil, ödeme ve imza öncesinde sağlanır. Güncel tapu kayıtlarının incelenmesi, sözleşmenin doğru şekilde kurulması, ödemenin güvenli planlanması ve teslim koşullarının açıkça belirlenmesi, alıcı ve satıcı bakımından önemli riskleri azaltır.
Yüzyüze, Online ve telekonferans yöntemi ile de hizmet verdiğimiz Adana'da bulunan avukatlık ve arabuluculuk ofisimizde gayrimenkul (taşınmaz) hukuku, mirasa hukuku, gayrimenkul alım satımı, mülkiyet sorunları, kira hukuku, tapu, arsa, arazi, konut, işyeri, arsa sahibi müteahhit, tapu iptali tescil, tazminat vs. uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreçlerini yürüten ve davalara bakan arabulucu ve avukat olarak detaylı bilgi almak isterseniz bizlere ulaşmanız halinde size daha somut bir şekilde yardımcı olabiliriz.
Adana Avukat Arabulucu Bilirkişi Ebru Civelek Çetin
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Her işlem; tarafların sıfatı, sözleşme hükümleri, tapu kayıtları ve somut olayın özellikleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.
